Erken menopozu önlemek, ertelemek mümkün mü

MENOPOZU GECİKTİRMEK VEYA ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?
ERKEN MENOPOZ ERTELENEBİLİR Mİ? ENGELLENEBİLİR Mİ?

Menopoz kadın hayatının doğal aşamalarından birisidir. Her kadın öncelikle genetik yapısında belirlenen bir yaşta menopoza girecektir. Sigara ve yeterli beslenme gibi bazı çevresel faktörler de kadınların menopoza girme yaşını az oranda etkileyebilmektedir ancak en önemli faktör genetiktir. Kadınların menopoza girme yaşı genellikle anneleri ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir. Menopozun başlama yaşı hakkında ayrıntılı bilgi ayrıca yazılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu nedenle önemli olan bir kadının menopoza girme yaşını geciktirmek veya menopoza girmesini tamamen engellemek değildir. Önemli olan menopoza giren kadınların doğru takip ve tedavilerle olası komplikasyonlardan, kemik erimesinden, çeşitli şikayetlerden korunmalarıdır.

Bir kadının menopoza girmesi geciktirilebilir mi veya tamamen önlenebilir mi?
Menopoz kadının yumurtalıklarının (overlerinin) artık hormon üretemez, yumurta geliştiremez yani fonksiyon göremez hale gelmesi sonucunda adetlerinin tamamen kesilmesidir. Bu durumda:
– Menopoza tamamen girmiş bir kadının artık bazı ilaçlarla yumurtalıklarının yeniden fonksiyon görebilmesini sağlamak yani yumurta üretmesini ve hormon üretmesini sağlamak mümkün değildir. Hiçbir ilaç, hormon, bitkisel madde bunu sağlayamaz.
– Menopoza girmiş olan bir kadına verilen hormon ilaçları ile adet görmesi ve ateş basmasi gibi şikayetlerinin geçmesi sağlanabilir. Ancak adet görmesi ve şikayetlerinin geçmesi bu kadının menopozunun engellendiği veya artık kadının menopozda olmadığı anlamına gelmez. Bu kadın sadece dışarıdan verilen hormon ilaçları sayesinde yapay olarak rahim duvarının gelişmesi sayesinde adet kanamaları görmektedir ama yumurtalıkları hiç hormon ve yumurta üretmemektedir. Bu nedenle dışarıdan verilen ilaç kesildiğinde tekrar adet göremeyecektir.
– Menopoza henüz girmemiş olan genç yaşya bir kadında veya menopoz dönemine yaklaşan orta yaşlı bir kadında verilecek ilaçlar, hormonlar, tedaviler menopoza gireceği yaşı değiştirmez. Her kadının menopoza gireceği yaşı yani yumurtalıklarının fonksiyon göremez hale geleceği yaş genetik olarak belirlenmiştir. Dışarıdan verilen ilaçlar adetlerini düzenleyebilir veya bazı şikayetlerini önleyebilir ancak kadın ilaç kullanmadan ne zaman menopoza girecekse yine o zaman girecektir.
– Menopoza girme yaşını az miktarda etkileyen bazı çevresel faktörler vardır. Örneğin sigara içmek ve yetersiz, dengesiz beslenmek gibi. Bu tür faktörlerden uzak duran kadınlar manopoza 1-2 yıl daha geç girmektedir.

Menopozu geciktirmenin yolları var mı? İlaçlar, hormonlar, bitkiler?
Bu amaçla bilinçsizce kullanılmaya çalışılan bitkiler, kürler, yiyecekler, içecekler vb. çok zararlı etkiler meydana getirebilir. İçeriklerindeki çeşitli maddeler rahim kanseri benzeri hastalıklara dahi neden olabilir. Bu nedenle asla doktora danışılmadan kullanılmamaları gerekir. Kadın hastalıkları ile ilgili kullanılan ilaçlar ve hormon preperatları menopoza girmeyi engellemez, fonksiyon görmeyen ve hormon üretmeyen yumurtalıkların yeniden eskisi gibi olmasını sağlamaz sadece kadının yapay olarak adet görmesini sağlar ve bazı şikayeterin önlenmesini sağlar.

Erken menopozu önlemek, ertelemek mümkün mü?
Menopozun 40 yaşından önce başlaması yani 40 yaşından önce bir kadının tamamen adet göremez halde yumurtalık fonksiyonlarını yitirmesi erken menopozdur. Erken menopoz da yukarıda anlatıldığı gibi önlenemez veya yumurtalıkların tekrar fonksiyon görür hale gelmesi sağlanamaz ancak bu hastaların daha ileri yaşlara kadar adet görebilmeleri ilaçlarla sağlanabilir. Menopoza bağlı gelişebilecek kemik erimesi gibi komplikasyonlar ilaçlarla ve egzersizle, doğru beslenme ile önlenebilir. Ancak erken menopoz durumu geri döndürülemez, yumurtalıkların tekrar fonksiyon görebilmesi, östrojen ve progesteron hormonu üretebilmesi, gebelik oluşturabilir hale gelmesi mümkün değildir.

İndüklenmiş (iatrojenik) menopoz

MENOPOZ
Menopoz “over (yumurtalık) aktivitesinin yitirilmesi sonucunda menstruasyonun yani adetlerin kalıcı olarak sonlanması”dır. Menopoz teşhisi bir kadının 12 ay boyunca adet görmemesi durumunda konulan bir tanıdır. Tabi bu adet görmeme durumuna neden olacak başka bir durum olmaması gerekir, emzirme vb. gibi..

Menopoz’un kelime anlamı:
Latince mens kelimesi ay anlamına gelir. Pause kelimesi durmak, ara vermek anlamına gelir. Menopoz kelimesi bu kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. mens-pause = menopause = menopoz (ingilizcede menopause olarak yazılır)

Menapozda belirtiler:
– Ateş basması
– Terleme
– Uyku problemleri
– Duygu durum bozuklukları
(Depresyon, sinirlilik, agresiflik, anksiyete…)
– Libidoda azalma
– Vajinal kuruluk, Disparoni (ağrılı ilişki)
– İdrar yapmada güçlük, poliüri
– Kemik erimesi (osteoporoz)

Menopoz belirtilerinin ne kadar süreceği, kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde kısa sürerken, bazı kişilerde de 10 yıl kadar sürebilmektedir. Ortalaması 1 – 5 yıl arasında sürer.

Sıcak basması vb. şikayetler için bazı hastalarda kullanılan hormon replasman tedavisi ve osteoporoz tedavisi en sık tedavi uygulamalarıdır.

Menopoza Girdim. Hormon Tedavisi Almalı Mıyım ?
Menopoza giren her kadına hormon replasman tedavisi verilmemelidir. Geçmiş yıllarda farklı uygulamalar olmakla beraber son çalışmalardan sonra bu konudaki öneri “sadece orta ve şideetli derecede ateş basmalarından şikayetci kadınlara hormon tedavisi verilmelidir” şeklindedir. Menopozla ilgili herhangi bir şikayeti olmayan kadınlara hormon tedavisi verilmemelidir.
Bu konuda daha detaylı bilgi için menopozda hormon tedavisi konusuna bakınız.

Doğal (kendiliğinden, spontan) menopoz: Hiçbir ilaç veya ameliyata bağlı olmadan kadının kendi kendine menopoza girmesidir.

Cerrahi menopoz:
Ameliyat ile yumurtalıkların alınması nedeniyle menopozun başlamasıdır. Yumurtalıklar rahim ile birlikte veya tek başına alınırsa ameliyat sonrasında eynı doğal menopozda olduğu gibi menopoz belirtileri başlar. Tedavisi ve takibi ve belirtileri doğal menopoza benzerdir.
Yumurtalıkları (overleri) alınmadan sadece rahmi alınan bir kadın menopoza girmez. Rahmi alındığı için artık hiç adet göremez ama yumurtalıkları hormon üretimine devam ettiği için menopoz belirtileri oluşmaz bu nedenle menopoza girdiği söylenemez.

İndüklenmiş (iatrojenik) menopoz:
Kemoterapi veya radyoterapi gibi tedaviler nedeniyle yumurtalıkların hasar görmesi neticesinde menopozun başlamasıdır. Cerrahi menopoz da bu gruba girer.

Erken menopoz:
40 yaşından önce adetlerin tamamen kesilmesidir. Prematür menopoz diye de adlandırılan bu durum hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Perimenopoz:
Menopoz ile ilgili belirtilerin başlamasından son adet kanamasının 1 yıl sonrasına kadar geçen döneme perimanopoz denir. Menopoz ile ilgili ateş basması, sıkıntı, adet düzensizlikleri, uykusuzluk gibi belirtiler sıklıkla adetler tamamen kesilmeden 3-5 yıl önce başlar.

Pyelektazi doğumdan sonra da devam ediyorsa

PYELEKTAZİ – HİDRONEFROZ (GEBELİKTE BEBEK BÖBREĞİNDE GENİŞLEME, BÜYÜME)

HAMİLELİKTE FETAL (BEBEKTE) PYELEKTAZİ – HİDRONEFROZ

Bebeğin böbreğinin idrar toplayan kısmına renal pelvis (böbrek pelvisi) denir. Gebelikte böbrek pelvisinin ön-arka çapı 4 – 10 mm arasında olacak şekilde genişlemesine hafif pyelektazi (hafif hidronefroz) denir. 10 mm’nin üzerinde genişleme söz konusu ise bu duruma ciddi pyelektazi veya hidronefroz denir.

Gebeliklerde yüzde 1-4 oranında bu genişlemeye rastlanır. Ancak sadece 500’de birinde bu ciddi bir probleme sebep olur. Bebekte renal pelviste genişleme var ise ürolojik (idrar yolları ile ilgili) problem olasılığı artar. Bunun yanısıra pyelektazinin özellikle down sendromu olmak üzere bazı kromozomal anormalliklerle de zayıf bir ilişkisi vardır. Daha şiddetli hidronefrozda üriner sistemle ilgili bir anormallik olma riski artar. Ancak pyelektazinin şiddeti kromozomal anormallik bulunma olasılığını arttırmaz.

Hafif hidronefrozda bile (4-10 mm arası, grade 1. 2) down sendromu ve diğer kromozomal anomalilerle ilişki vardır. Bu yüzden hafif pyelektazi varlığında bile detaylı ultrasonografi ile down sendromu şüphesi yaratacak başka bir anomali varlığı araştırılmalıdır. Bilim adamlarının görüşü hidronefroz dışında başka bir anomali saptanmamışsa ve başka bir risk faktörü yoksa genetik inceleme için amniosentez yapılması şart değildir şeklindedir. Çünkü ileri anne yaşı veya riskli üçlü-dörtlü test gibi başka bir durum yoksa sadece hidronefroz varlığında Down sendromu olma riski düşüktür (300’de 1 ‘den az). Eğer anne yaşı 35’den büyükse, hidronefroz dışında başka bir anomali saptanmışsa (renal veya ekstrarenal), ikili-üçlü-dörtlü vb. testlerde yüksek risk çıkmışsa bu durumda amniosentez ile genetik inceleme önerilmektedir.

Hidronefrozun sebebi nedir?
Pyelektazi doğumdan sonra da devam ediyorsa genellikle üreterin (üreter: böbrekten idrar torbasına doğru idrarı taşıtan boru şeklinde yapı) böbrek pelvisiyle birleştiği yerde bir tıkanıklık ya da vezikoüreteral reflu (idrar torbasından böbreğe doğru idrar kaçışı olması) sebeptir.
Daha nadir görülen sebepler posterior üretral valf, üretral atrezi, ektopik üreterosel, çift toplama sistemi gibi ürolojik anormalliklerdir.

Hidronefrozun takip ve tedavisi:
Bebekteki hidronefrozun gebelik boyunca artış veya azalma açısından aralıklarla ultrason ile takip edilmesi gerekir. Her iki böbrekte ciddi pyelektazi veya hidronefroz varsa daha riskli bir durumdur ve bebeğin suyu azalabileceği için suyunun takip edilmesi gerekir. Aşırı oligohidramnios (su azalması) durumunda erken doğum gerekebilir. Gebelik ilerledikçe renal pelvis genişliği artıyorsa ve genişlik çift taraflıysa böbreğe zarar verme olasılığı artar. Doğumdan sonra bebeğin böbrekleri ultrason ile tekrar değerlendirilmelidir. Genişlemenin az olduğu ve tek böbrekte olduğu durumlarda ya doğumdan önce düzelme olur ya da doğumdan bir kaç ay sonra genellikle kendiliğinden düzelme olur. Ancak genişleme fazla ise genellikle çocukluk çağında ameliyat gerekir. Doğumdan sonra yapılan ultrason ölçümleri ile ve bazı testler ile ameliyata gerek olup olmadığına karar verilir.